Ali Nesin ve Leelavati Ödülü

    0
    34
    Yusuf Ünlü, Yeditepe Üniversitesi, Matematik Bölümü, yusuf.unlu@yeditepe.edu.tr

    12. yüzyılda Hintli matematikçi Bhaskara II tarafından yazılan Leelavati isimli eser, Hindistan’da aritmetik ve cebirin o çağda en son eriştiği noktayı öğrenmek için ana kaynaktı. Eser Farsçaya da çevrilmiş ve Orta Doğu’da etkili olmuştur. Leelavati Ödülü adını bu eserden almaktadır. 2010 da Haydarabad’da yapılan Uluslararası Matematik Kongresi (ICM) organizatörleri, Uluslararası Matematik Birliği (IMU) İcra Komitesinin (EC) onaylamasıyla, matematiğin toplum tarafından yaygın olarak öğrenilmesine ve anlaşılmasına katkıda bulunan olağanüstü çalışmalara bir kerelik uluslararası ödül vermek için Leelavati Ödülü’nü oluşturdu. İlk Leelavati Ödülü çok olumlu tepkiler alınca, IMU İcra Komitesi bunu, dört yılda bir verilen kalıcı bir IMU ödülüne dönüştürdü. Hindistan menşeli ve temel işlevi teknoloji hizmetleri ve danışmanlık olan Infosys isimli kuruluş Leelavati Ödülü için 2014 yılından itibaren sponsor olmayı kabul etti. Leelavati Ödülü, düşünsel bir uğraş olan matematiğin, insanların pek çok değişik alandaki çabalarında oynadığı kritik rol hakkında halkın bilinçlendirilmesinde yapılan olağanüstü katkıları ödüllendirmeyi amaçlamaktadır. Bu ödül matematik araştırmalar için verilmez. Ödül, kitaplar, oyunlar, filmler, TV, radyo, sergiler veya fuarlar, halka açık konferanslar  ve internet etkinkinlikleri aracılığıyla veya diğer etkinliklerle matematiğin toplum tarafından yaygın olarak öğrenilmesine ve anlaşılmasına katkı sağlamak amacıyla yapılan çalışmalar için verilir.

    Ali Nesin ve Matematik Köyü’nün büyülü atmosferi

    2018 yılı Leelavati Ödülü’nün, bir çok genç matematikçinin matematiğin büyülü dünyasına adım attığı, ya da matematik virüsünü kaptığı Matematik Köyü’nün oluşmasındaki en önemli aktöre, Ali Nesin’e verildiğini duymak, beni ve benim gibi bu ödüle Ali Nesin’den daha fazla yaraşır birini düşünemeyen herkesi mutlu etti.  Uluslararası Matematik Birliği  web sayfasında 2018 yılında Leelavati Ödülü’nün Ali Nesin’e verilmesinin nedenini aşağıdaki sözlerle açıklıyor [4]: “Ali Nesin, Türkiye’de halkın matematik bilincini arttırmaya yönelik olağanüstü katkıları ve özellikle Matematik Köyü’nü eğitim, araştırma ve matematiğin keşfedilmesi için müstesna, barışçıl bir yer olarak yaratma ve geliştirme konusunda yorulmadan yaptığı çalışmalar nedeniyle, 2018’de Leelavati Ödülü’ne layık görülmüştür” [1].

    Köyün en eski evlerinin bulunduğu yol

    Avrupa Matematik Topluluğu’nun ( European Mathematical Society) mathematics-in-europe.eu çevrimiçi sayfasında, kurulduğundan bu yana köyü her yaz ziyaret eden seçkin bilim adamı Alexandre Borovik Ali’nin aldığı bu ödül için yaptığı yorumda şöyle diyor [5]:  “Ödülü duyduğuma sevindim, ama şaşırmadım; hayatımda dört farklı ülkede matematik dersi verdim ve Ali Nesin’in matematik eğitiminde ve matematiğin tanıtımı konusundaki çalışmalarının gerçekten dünya çapında emsalsiz olduğunu güvenle söyleyebilirim.” Ayrıca Borovik bu yazısında köyün sadece matematik eğitimi için değil aynı zamanda huzur dolu bir ortam içinde matematik araştırmaları yapabileceğiniz en güzel yerlerden biri olduğuna değiniyor.

    Matematik Köyünde yapılan etkinlikler çok çeşitlidir. Yıl boyu yapılan günübirlik etkinlikler, 2-7 gün süren etkinlikler yaz aylarında yapılan etkinlikler.

    Bunların, yaz aylarında yapılan etkinlikler hariç, tümünün 2009-2018 yılları arasındaki ortalama tablosunu incelediğimizde köyün hitap ettiği kişi sayısının önemli bir artan grafik çizdiğini farkedebilirsiniz. Bu tabloda son kolonda  öğrencilerin toplam kaldıkları hafta sayısı verilmiştir.

    YılÖğrenciHaftaHafta/Öğrenci
    2007994985,04
    20083006922,31
    20094118802,15
    201060012652,11
    201186917382
    201296619932,07
    2013110821041,9
    2014143127871,95
    2015197937581,9
    2016188636801,96
    2017265848461,83
    2018259547571,84

    Bu etkinliklere ek olarak 1999 da yapılmaya başlanan Antalya Cebir Günleri toplantıları 2013 yılından itibaren, 2014 yılı hariç, Matematik Köyünde yapılmaktadır. Ayrıca, Matematik Köyü 2009 da 22.  Ulusal Matematik Sempozyumu’na ev sahipliği yapmıştır. Köyün internet sitesinde belirtildiği gibi Matematik Köyü Yazokullarına Türkiye’nin dört bir köşesinden başvurulmaktadır. Öğrencinin başvurusunun kabul edilmesi için, öğrencinin matematiği öğrenmek istiyor olması ve en azından liseye geçmiş olması kabul edilmesi için yeterli nedendir.  Bu koşulu sağlayan hiçbir öğrenci yer olduğu sürece reddedilemez, yazokulunun ücretini ödeyecek ekonomik olanaklarından mahrum bile olsa. Bu Matematik Köyü’nün değişmez ilkesidir. 2007’den beri yazokullarına katılan öğrenci ve eğitmen sayıları ile ilgili kapsamlı istatistiklere erişmek için Köyün internet sitesini ziyaret edebilirsiniz, [2]. Bu ödülün kısa tarihi boyunca ödülü 2010 da Simon Singh ve 2014 de Adrián Paenza almıştır [9]. Bir matematikçi olan Adrián Paenza aynı zamanda bir gazetecidir. Arjantin’de birçok önemli radyo istasyonlarında çalışmış ve bir çok derginin editörlüğünü yapmıştır.  Ali Nesin ve Singh gibi Paenze de  matematiğin yaygınlaştırılması gösterdiği çabalar nedeniyle 2014 de  Leelavati Ödülünü almıştır [7]. Türkiye’de matematik meraklıları Simon Singh’i Türkçeye çevrilmiş popüler matematik kitaplarından tanıyor olmalılar. Bu kitapların yazılı içeriğini aynı zamanda televizyon programı olarak da sunmuş olan Simon Singh, biyografisinde kendisini şöyle tanımlıyor: “Ben,  az da olsa bir  ipucuna sahip olduğum iki konu olan bilim ve matematik alanında uzmanlaşmış bir yazar, gazeteci ve TV yapımcısıyım [8]. ”Simon Singh aynı zamanda Ali’ye Leelavati Ödülünü vermeye karar veren 2018 Leelavati Ödülünü Değerlendirme Komitesinde görev alan komite üyelerinden biridir [9]. Simon Singh’in Türkçeye çevrilmiş kitapları matematik dünyasından gerçekten çok ilginç öyküler içeriyor [11, 12, 13]. Bu kitaplar daha çok matematikte bir veya bir kaç problemin öyküsünü anlatıyorlar. Ali Nesin’in yazdığı popüler matematik kitapları ülkemizde bu konuda Türkçe yazılmış eserler açısından büyük bir eksikliği gideriyor. Okuması herkes için çok eğlenceli ve öğretici olan bu kitapların yanında, Ali’nin yazdığı ders kitapları da var [14-30]. Ali, ders kitaplarına aktardığı bilgileri, matematik öğrenmeyi dileyen okur kendisi olsaydı beklentisi ne olurdu anlayışıyla kaleme alıyor. Kitaplarında anlattığı her fikrin olabildiğince doğal algılanmasını sağlamak için içtenlikli bir çaba sarf ettiğini biliyorum.

    Alp Eden, Ali Nesin, Yusuf Ünlü. 2014 Analiz programının sonu

    2008 yılında Boğaziçi Üniversitesinde, bir doçentlik sınavı sonrası,  Alp Eden’in davetlisi olarak yediğimiz bir öğle yemeğinde, Ali’ye Matematik Köyü ile ilgili yaptıklarını çok beğendiğimi söyleyince beni köyde ders vermeye davet etti.  Ben de kabul ettim. Daha sonra yaptığımız e-posta yazışmalarında, ne anlatmamı istediğini sorunca, anlatmayı uygun bulacağım  herhangi bir konuda ders verebileceğimi söyledi. Sanırım, benim matematiksel analiz çalıştığımı düşünmüş olmalı ki “analizden kesitler”  gibi bir şeyler anlatmamı önerdi. Aradan bu kadar yıl geçtikten sonra hala analiz çalıştığımı düşündüğüne ilişkin şakalar yapmaktan geri kalmıyor. Sonunda, dersin, analizin sayılar kuramına uygulaması olarak düşünülebilecek bir şeyler içermesi konusunda anlaştık. Liouville sayıları, transandant sayılar, popüler bazı sayıların transandantlığı gibi bir içerikten oluşan ilk dersimi 2009 yazında köyde kaldığım bir haftalık sürede verdim. Dersi alan öğrenciler, her hocanın gıpta edeceği bir ilgi ile dersi dinlediler. O günden bu yana köydeki her yaz programına en az iki hafta ve sanırım bir ara tatil dönemi hariç, her ara tatil programına katılıyorum. Aslında, her yaz köydeki evime dönüyorum demek daha doğru olur.

    Köyde, özellikle lise öğrencilerine bir şeyler anlatmayı çok seviyorum. Matematik Köyü lise programları sayfasında, programların matematiğe gönül ve emek vermiş başarılı lise öğrencileri için olduğu ve derslerin soyutluk düzeyinin yüksek olduğu uyarısı yapılıyor. Buna rağmen matematiğe gönül vermiş oldukları için bu programlara katılan öğrenciler hocayı en iyisini yapmak konusunda son derece diri tutuyorlar. Bu öğrencilere ne anlatılacağı çoğu kez önceden kararlaştırılmış oluyor. Örneğin 2019 yazında analiz ve cebir programlarında yer alacağım. Bu programlarda, konuların ve örneklerin seçimini çoğu kez önceden tartışıyoruz. Dinleyici için en aydınlatıcı olacak bir içerik belirlemeye özen gösteriyoruz. Derslerden sonra akşam bir araya geldiğimizde o gün anlatılan bilgiler masaya yatırılıyor.

    Ali Nesin ile Bol Kepçe yemekhanesi önünde sohbet

    Akşam konuşmaları bazen “Bu öyle mi anlatılır?” şeklinde eğlenceli tartışmalara dönüşebiliyor. Fakat elbette, Mark Twain’in dediği gibi “Hepimizin için en iyi olan aynı şekilde düşünmemiz değildir; at yarışları varlığını görüş ayrılıklarına borçludur. ”Köyden uzak geçirdiğim dönemde köydeki huzuru, öğrencileri, yaptığımız tartışmaları ve sohbetleri gerçekten çok özlüyorum. Her köye gelişimde yepyeni bir yapı, eskiden dikilmiş ve bizi karşılarcasına boy atmış bitkileri görmek içimi aydınlatmaya yetiyor.  

    Ali Nesin, Tosun Terzioğlu Amfisinde bir lise grubuna ders anlatıyor. fotoğraf: Cihan Pehlivan

    Lisans ve lisansüstü derslerde çok geniş bir spektrum taranıyor. Matematiğin neredeyse her dalında bir şeyler anlatıldığını duyabilirsiniz. Örneğin, 2019 ara tatilinde nümerik yarıgruplara giriş yapan bir ders anlattım. Sınıfımda Feza Arslan’ın iki lisansüstü öğrencisi ve Robert Lisesinden iki öğrenci vardı. Lisansüstü öğrencilerin çalıştıkları konuların nümerik yarıguplarla ilişkisi vardı. Giriş niteliğindeki bu dersin yeterli alt yapıyı sağladığını umuyorum. Kuşkusuz bir dersin başarısı sınıfın çoğunluğunun verebileceği bir karardır. Bana gelince; öğrencilerin derse gösterdikleri ilgiden hoşnutum. Kuşkusuz, bir hocayı bir konuyu etkili biçimde anlatmaya zorlayan en önemli unsur öğrencinin ilgisidir.

    Köydeki konutlardan bir görünüş

    Matematiğe gönül vermiş herkesin severek okuduğu ve bu gün eriştiği kaliteyi, Ali Nesin’in derginin baş editörlüğünü yaptığı on yıl boyunca verdiği emeğe borçlu olan Matematik Dünyası Dergisi’nde bu defa yazdığı matematik yazılar yerine, Ali Nesin’nin Türkiye’de matematiğe yaptığı katkının öyküsüne yer vermek istiyoruz.

    Köyden bir görünüş. fotoğraf: Cihan Pehlivan

    Ali ile 2005 de, eşimle çıktığım bir Karadeniz gezisinde Amasra’da karşılaştık. Elinde bir dizüstü bilgisayar ve bir takım dosyalar vardı. Ne yaptığını sorduğum zaman bana Matematik Dünyası için yazdığı yazıyı tamamlamak için çalıştığını söyledi. Meraklı okurları için tatilde bile çalıştığına ilişkin bir yorum yapmış olmalıyım. Bana “Benim işim bu.” dediğini hiç unutmuyorum.

    Daha sonra aslında Amasra’ya bir öğrenci ve hoca grubu ile geldiğini ve gündüz ders çalıştıklarını ve bu iş için kullandıkları, şimdi hatırlamadığım, okulun adresini söyledi. Beni de bu etkinliğe katılamaya davet etti.

    Bu etkinliklerin aslında çok uzun zamandır devam ettiğini sonradan öğrendim. A. Krishnaswami ve G. Asli Rino Nesin [3]’te bu etkinliklerden söz ediyorlar.

    1998’den itibaren Ali, Bilgi Üniversitesi’de beraber olduğu ekip ile beraber Türkiye’nin değişik tatil yerlerinde her ay yaz okulları düzenledi. Bu yaz okulları (kısmen Bilgi Üniversitesi tarafından finanse edilse de) giderek daha pahalı hale geldi. Başka lojistik problemler de vardı. Bu gibi zorlukların üstesinden gelecek yegâne çözüm, benzetme de kusur olmaz, göçebe hayatından çıkıp, yerleşik düzene geçmekti. Bu arada, Ali’nin eski bir arkadaşı olan Sevan Nişanyan, Selçuk, İzmir’in bir köyü olan Şirince’de küçük bir otel inşa ediyordu. 2007 yılında Ali Nesin bu köye bir kilometre uzakta 2,5 dönümlük bir arsa satın aldı. Sevan tarafından hazırlanan planlara göre köydeki olağanüstü güzel evlerin yapımına başlandı.

    Böylece başlayan ve henüz daha çok çadırlardan oluşan köyün ilk yaz okuluna, 2007’nin ilk yazında, çoğunlukla Bilgi Üniversitesi’nden yüz civarında öğrenci katıldı. Bu öğrenciler ve öğretim elemanları, sabah erkenden başlayıp ancak akşam 8 de biten derslerin yanı sıra ortalığı temizlemek, ağaç dikmek, inşaat işçiliği yapmak gibi işlere de ortak oldular.

    İlk yapılan bina Robert Langlands dersliğidir. Daha sonra Aziz Nesin Amfitiyatrosu inşa edildi. Her yıl yeni yapıların eklenmesi ile sadece matematik öğretimine değil aynı zamanda felsefe, sanat okullarına da kucak açan Matematik Köyü yeryüzündeki en güzel eserlerden biri haline geldi.

    Ali Nesin, Robert Langlands Dersliğinde ders veriyor, fotoğraf Alexandre Borovik.

    Uzun zamandır, Şirince’ye gelen turistlerin uğrak yeri haline gelen ve matematiğe gönül vermiş öğrencilerin benzersiz bir ortamda matematik öğrenebileceği ve problemleri tartışabileceği bu güzel köyün yapımı dikensiz gül bahçesinden geçmek şeklinde olmadı. Yapılan inşaatlar yüzünden sık, sık yasal otoritelerle karşı karşıya gelindi. Tüm zorluklara rağmen bu gün pek çok öğrencinin gelmek için sıraya girdiği bir köy haline geldi.

    En güzeli bu öyküyü kendi dilinden dinlemek…

    Matematik köyü kurulmadan önce öğrencilerle yaptığınız yaz matematik okullarından biraz söz eder misin?  Bu okullara katılan öğrenciler nereden haber alıyorlardı? Kaynak nasıl oluşturuluyordu? Mekân seçimi nasıl yapılıyordu?

    Matematik Dünyası’ndan duyuruyordum ve tabii kulaktan kulağa yayılıyordu. Yaklaşık 80 kadar öğrenci katılıyordu sanıyorum. Yarısı Bilgi öğrencileri, yarısı diğer üniversitelerden… Bilgi öğrencilerinin parasını üniversite veriyordu. Diğer öğrenciler masraflarını kendi ceplerinden karşılıyorlardı. En büyük sorun da buydu aslında. Her şey çok ucuz olmalıydı. Sınıfı bedavaya getiriyordum ama yatma ve yeme işleri paralıydı. Birkaç defa yemek işini biz kendimiz hallettik. Kendi yemeğimizi kendimiz yaptık kimileyin.

    Mekân seçimi benim sorunumdu. Her yıl 15 günlük bir Türkiye yolculuğuna çıkardık Selçuk Demir’le ve eşlerimizle. Yatacak, yemek yiyecek ve ders yapacak yer bulmamız gerekiyordu. Dersleri bir devlet okulunda yapıyorduk çoğu zaman, para almıyorlardı ya da bazen okulun bir tadilatını yapmamızı istiyorlardı. Bu üç işi birden ayarlamak hiç kolay değildi. İkisi olur, biri olmazdı mesela. Her şey olduğunda da zaman içinde daha yağlı bir müşteri çıkar, otelci ya da lokanta sahibi vazgeçerdi. Bir iki defa böyle olunca, daha fazla dayanamayıp kendi köyümüzü kurmaya karar verdim.

    Matematik Köyü’nün kuruluş öyküsünü anlatır mısın?

    Bu çok uzun bir öykü. Başımıza gelmeyen kalmadı. Hangi birini anlatayım? Sanki vatana düşman girmiş diyeyim, gerisini sen düşün! Önünde sonunda matematik yapacak bir yer istiyoruz… Ühüüü… İzin alamadık. Vermediler. Vermek istemediler. Başında anlamadım, izin almak için dünyanın parasını harcadım. Haritacılar, mühendisler, memurlar, kadastro bilmemnesi, Ankara’ya yolculuklar, davalar, avukatlık ücretleri, aracılar… Bir zaman sonra bu işlemlerin sonunun gelmeyeceğini gördüm. Oysa Sevan ta en başından söylüyordu, ama ben devletin bu kadar ceberut olabileceğini o zamanlar tahmin edemiyordum. Biz de izinsiz yapmaya başladık. Sonra jandarmalar, karakollar, ifadeler, mahkemeler… Benim iyi avukatlarım vardı, bir yolunu buldular ve davalar düştü. Sevan umursamadı ve hapis cezası aldı.

    Tepeden köyü seyreden kütüphane

    Bir sanat eseri niteliğindeki Kütüphane’den söz edelim biraz.

    Söz edelim… Sevan’la küstük. Mimarımız kalmadı. Ben devam ettim. Neyse ki ustalar Sevan’dan bayağı öğrenmişlerdi. Fena gitmedi. Bir kütüphane gerekiyordu. Küçük bir kütüphane tabii. Köy’de her şey küçük çünkü. Gerekirse ileride bir başka kütüphane daha yaparız diye düşündüm. Büyük bir yamaç var. Yemyeşil, çok güzel bir yamaç. Akşamları oradan hafif bir yel eser, masamı o yamacın altına kurardım, arada bir de seyrederdim güzelliğini. O yamaca yapacağız da, yamacın üstüne mi yapmalı aşağısına mı? Uzun uzun düşündüm ve üst kısma yapmaya karar verdim. Kepçeler gelecek o güzelim bayırın üst kısmını tıraşlayacaklar. Kepçeler geldi. Gördüm onları. O güzelim bayıra son bir defa daha baktım ve birden nedense kütüphanenin bayırın alt tarafına yapılmasına karar verdim. Sorumlu arkadaşa, üst kısmının değil, alt kısmının tıraşlanmasını söyledim ve uzaklaştım, uzaklaştım çünkü o güzelim bayırın tıraşlanmasına şahit olmak istemiyordum. Beş dakika sonra geri döndüğümde, tüm bayırın, hem alt kısmının hem de üst tarafının tıraşlanmış olduğunu gördüm. Dehşete kapıldım! O yemyeşil bayırdan eser kalmamış, yerine âdeta bir toplu mezar gelmişti. Güzelim köyümüz birkaç kepçe hamlesiyle birden korkunç bir görünüme sahip olmuştu. Daha önce yaptığımız inşaatlarda hep insan emeğini ve kazma küreği kullanıyorduk. Kazma kürekle yanlış yapmak çok zor, yaptığında da düzeltmesi çok kolay. Devasa bir alet olan kepçenin yaptığı tahribatı düzeltmek mümkün değil. İlk tepkim “bayırı yerine koyun” oldu ama mümkün değildi tabii. Uykularım kaçtı, uyuyamaz oldum, uyuduğumda da rüyalarıma giriyordu. Başka çarem yoktu, Sevan’la barışmalıydım! Barıştık ve kocaman bir kütüphane ortaya çıktı. Çok da güzel oldu. Kütüphane inşaatı sırasında da az buz kavga etmedik…

    Köye yeni gelenler, köyün kulesinin saat kulesi olarak yapıldığını sanıyorlar. Yaz aylarında en çok seçilen mekânlardan olan ve köye ayrı bir güzellik katan bu kulenin yapım öyküsünü anlatabilir misin?

    Köyün Kulesi çift gökkuşağı altında

    Sevan kendi Köyü’ne bir kule dikmişti. O kule, bir nevi devlete meydan okumaydı. “İzin vermediniz ama bakın nasıl da yaptım” demenin bir türüydü. Sevan bizim de bir kule yapmamız gerektiğini söyledi. Benim hiç niyetim yoktu devlete meydan okumaya. Ama Sevan’a da hayır demek istemiyordum, çünkü biliyordum ki hayır desem hemen ertesi günü inşaata girişirdi. Tamam tamam deyip geciktiriyordum, şimdi paramız yok diyordum. Hatta yerini bile seçmişti. O yerin yarısı komşu arazinindi ama o kadar kusur kadı kızında da olurdu! Gerçekten de bir kule için mükemmel bir yerdi. Ama ben kulenin inşaatını geciktirmek için yerini tartıştım… Gel zaman git zaman Sevan hapse girdi yaptığı inşaatlar yüzünden. Aslında sebep başka ama neyse\ldots  Kâğıt üstünde o yüzden hapse girdi. Olabilir. Haksızlık ama ne yapalım, başa gelen çekilir. Biz en çok üç yıl hapiste kalır sanıyorduk. Çok haksız bir biçimde o hapisteyken beraat etmesi gereken diğer davalardan 20 yıl dolayında ceza aldı. Ömrünün sonuna kadar hapisten çıkması mümkün değildi. Bu kadar haksızlığa dayanamadım. Bir kule inşa etmenin zamanı gelmişti. Devlet bunu bize zorla yaptırdı. Kulenin yapım aşaması da çok ilginç ama bu kadar yeter. Şunu söylemeden geçemeyeceğim. Saatlerce kuleleri inceledim internetten yapıma başlamadan önce. Sonra saçmasapan bir şey ortaya çıktı. Âdeta TOKİ! Onu yıkıp yerine çok güzel bir kule yaptık. Her köyde bir kule olması lazım. Kule, köyün şahsiyetidir; kule, “ben varım, ben buradayım” demektir.

    Eğitimde temel olarak benimsediğin model nedir?

    Modelden öte amacım var, amacım da öğrencinin aktif katılımı. Herhangi birinin bir başkasına herhangi bir şey öğretebileceğine inanmıyorum. Daha doğrusu anlama işi tek başına yapılan bir iştir. Öğretmenin görevi daha çok öğrenciyi yönlendirmek olmalıdır, doğru konuya, doğru kitaba, doğru soruya vs.

    İleride yapmak istediğin projeler var mı? Varsa bunlar nedir?

    Şimdilik bir lise projesiyle yatıp kalkıyorum.

    Bugün bu köyde sadece matematik değil felsefe ve sanat köyleri de yer alıyor. Biraz bunlardan söz eder misin?

    Matematik Köyü kadar aktif değiller, çünkü ekibimizde devamlı bir felsefeci yok. Bir sanatçı var, seramik atölyesinde, ama o da aslında bir piyanist, KHK ile üniversiteden atılmış çok başarılı bir piyanist ve aynı zamanda bir seramikçi…

    Toplumda pek rağbet görmeyen, desteklenmeyen, hatta hor görülen ama insanlığın en gurur kaynağı olan dalların köyünü kurduk. Matematiksiz, felsefesiz ve sanatsız bir toplum çağdaş bir toplum olamaz. Bu düşünceden yola çıktık. Elimizden geleni yapıyoruz.

    İlkokul ve ortaokul öğrencileri hafta sonları buluşup matematik oyunlarına yer veren eğlendirici ve öğretici etkinlikler yaptığını biliyorum. Hatta bunlardan birine bir seferinde dinleyici olarak katılıp çocuklar kadar ben de eğlenmiştim. Bu buluşmalarda neler yaşanıyor?

    Ben katılamadım maalesef, ama herkes çok memnun ayrılıyor bu programlardan. 

    Rio de Janeiro, Brazil, August 08th, 2018, Riocentro, International Congress of Mathematicians 2018, ICM 2018, Closing Ceremony, na foto: foto: Christhian Rodrigues/R2 Ali Nesin, Leelavati ödülünü alırken.

    Ali Nesin ve Matematik Köyü’nün kuruluşu sırasında yaşananlarla ilgili bir nehir söyleşiyi [10]’da bulabilirsiniz. Ayrıca köy hakkında ek bilgi için [3, 6] okunabilir. Geetha Venkataraman,  Uluslararası Matematik Birliği tarafından verilen tüm ödüllere yer verdiği yazısında Leelavati Ödülü nedeniyle Ali Nesin’e ve Matematik Köyü’ne geniş yer veriyor [4].

    Kaynaklar

    [1] https://www.MathUnion.org/imu-awards/leelavati\-prize/leelavati-prize-2018.

    [2] https://www.nesinvakfi.org/ekler\\/81e899d187befe0\_ek.pdf

    [3] Krishnaswami Alladi and Gabriela Asli Rino Nesin, The Nesin Mathematics Village in Turkey, Notices of the AMS Volume 62, Number 6, 2015.

    [4] Geetha Venkataraman, ICM 2018 Prizes – Chern, Gauss, Nevanlinna,  https://www.academia.edu/38276243/Other\_ICM\\ \_Prizes\_Blackboard\_Issue\_1\_BMTAI.pdf.

    [5] http://mathematics-in-europe.eu/?p=1568.

    [6] Gizem Karaali, “Nesin Math Village: Mathematics as a Revolutionary Act”, The Mathematical Intelligencer, Volume 36 Issue 2 (2014), pages 45–49.

    [7] https://es.wikipedia.org/wiki/Adrián\_Paenza.

    [8] https://simonsingh.net/simon-singh/boring-biog/.

    [9] https://www.MathUnion.org/imu-awards/leelavati-prize.

    [10] Lodi, Matematik Köyü’nün Delisi, Doğan Kitap (2016).

    [11] Simon Singh. Fermat’nın Son Teoremi. Pan Yayıncılık, 2011.

    [12] Simon Singh. Kod Kitabı. Klan Yayınları, 2011.

    [13] Simon Singh. Simpsonlar ve Matematiksel Gizemleri. Kassandra Yayınları,2016.

    [14] Ali Nesin. Fen Liseleri İçin Matematik 1, 2, 3. Nesin Yayınevi, 2009.

    [15] Ali Nesin. Matematik Canavarı. Nesin Yayınevi, 2009.

    [16] Ali Nesin. Matematik ve Develerle Eşsekler. Nesin Yayınevi, 2009.

    [17] Ali Nesin. Matematik ve Doğa. Nesin Yayınevi, 2009.

    [18] Ali Nesin. Matematik ve Gerçek. Nesin Yayınevi, 2009.

    [19] Ali Nesin. Matematik ve Korku. Nesin Yayınevi, 2009.

    [20] Ali Nesin. Matematik ve Sanat. Nesin Yayınevi, 2009.

    [21] Ali Nesin. Matematik ve Oyun. Nesin Yayınevi, 2009.

    [22] Ali Nesin. Sayma. Nesin Yayınevi, 2009.

    [23] Ali Nesin. Sezgisel Kümeler Kuramı. Nesin Yayınevi, 2009.

    [24] Ali Nesin. Önermeler Mantığı. Nesin Yayınevi, 2009.

    [25] Ali Nesin. Matematik ve Sonsuz. Nesin Yayınevi, 2010.

    [26] Ali Nesin. Analiz I. Nesin Yayınevi, 2012.

    [27] Ali Nesin. Analiz II. Nesin Yayınevi, 2012.

    [28] Ali Nesin. Analiz IV. Nesin Yayınevi, 2012.

    [29] Ali Nesin, Ali Törün. Matematikçi Portreleri. Nesin Yayınevi, 2013.

    [30] Ali Nesin. Cebir. Nesin Yayınevi, 2014.